Dolmabahçe'nin Tarihçesi
Boğaziçi'nin kıyısında yükselen, Osmanlı İmparatorluğu'nun modern yüzü ve Türkiye Cumhuriyeti'nun hafızası olan bu eşsiz sarayın hikayesi.
Beşiktaş Sahil Sarayı - 19. Yüzyıl
İnşa ve Kuruluş
S Sultan Abdülmecid tarafından, İmparatorluğun gücünü ve modern yüzünü dünyaya göstermek amacıyla inşa ettirilmiştir. Beşiktaş Sahil Sarayı'nın yerine yapılan sarayın inşasına 1843 yılında başlanmış ve 1856 yılında tamamlanmıştır.
Dönemin önde gelen mimarları Garabet Amira Balyan ve oğlu Nigoğos Balyan tarafından tasarlanan yapı, geleneksel Osmanlı mimarisi ile Batı'nın Barok, Rokoko ve Neoklasik üsluplarının eşsiz bir sentezidir.
Mâbeyn-i Hümâyûn - Kırmızı Salon
İdari Merkez ve İhtişam
Dolmabahçe Sarayı, 1856 yılından halifeliğin kaldırıldığı 1924 yılına kadar, aralıklarla 6 padişaha ve son Halife Abdülmecid Efendi’ye ev sahipliği yapmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki pek çok kritik karar bu duvarlar arasında alınmıştır.
Saray; Mâbeyn-i Hümâyûn (Selamlık), Muâyede Salonu (Tören Salonu) ve Harem-i Hümâyûn olmak üzere üç ana bölümden oluşur. 285 oda, 44 salon, 68 tuvalet ve 6 hamamı ile devasa bir komplekstir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Çalışma Odası
Cumhuriyet ve Atatürk
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Dolmabahçe Sarayı, Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılmaya başlanmış ve yabancı devlet başkanlarının ağırlandığı bir prestij mekanı olmuştur.
"Benim naçiz vücudum, elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır."
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul'daki çalışmaları sırasında sarayı kullanmış ve 10 Kasım 1938 tarihinde hayata gözlerini burada yummuştur. Bu nedenle saray, Türk milleti için ayrı bir manevi değere sahiptir.